KADiR HOCA

Gizemler Dünyasının Üstadı

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

PEYGAMBERLER NASIL İNSANLARDIR

E-posta Yazdır PDF

 

PEYGAMBERLER  NASIL  İNSANLARDIR ?

 

Peygamberler , bizim  gibi  insanlardır . Yerler , içerler , gezip  dolaşırlar , evlenip çoluk  çocuk  sahibi  olurlar , hastalanabilirler , yaşlanabilirler  ve  sonunda  bütün  insanlar  gibi  onlar  da  ölürler . Yalnız  onarlı  diğer  insanlardan  ayırtan , son  derece  önemli  ve  pek  değerli  özellikleri  vardır . Bu  özelliklerini :

 

Birincisi : Doğruluktur . Dini  kitaplarda  buna  sıdk  da  denir .

 

Aslında  herkesini  doğru  olması  gerekir . Ama  ( ALLAH’IN ) buyruklarını  aktaran  kimsenin , en  doğru  insan  olması  arzu  edilir . İşte  bu  sebeple  Peygamberler  yalan  söylemezler , haksız  yere  kimsenin  malını  yemezler . Onlar  son  derece  doğru  ve  dürüst  kimselerdir .

 

Peygamberimizin  doğru  sözlü  bir  insan  olduğunu , ona  inanmayanlar , onun  can  düşmanları  bile  kabul  ederlerdi . Bu  düşmanların  başında  Ebu  Cehil  gelir . Mekke’nin  soylularından  biri , bir  gün  Ebu  Cehil’e  tenha  bir  yerde  rastladı  ve  sordu :

 

Burada  ikimizden  başka  kimse  yok . Bana  gerçeği  söyle ! Muhammed  doğru  mu  söylüyor , yalan  mı ?

 

Etrafta  kimsenin  olmadığını  gören  Ebu  Cehil  şu  cevabı  verdi :

 

Aslına  bakarsan  Muhammed  doğru  söylüyor . O  şimdiye  kadar  hiç  yalan  söylemedi .

 

Öyleyse  ona  niçin  inanmıyorsunuz ?

 

Muhammed’in  soyu  ile  bizim  soyumuz  öteden  beri  çekişir , durur . Yedirmek içirmek , iyi  diye  anılmak  konusunda  yarışır  dururuz . Bu  güne  kadar  birbirimize  denk  idik . Şimdi  onlar , bizim  soyumuzdan  bir  peygamber  çıktı , demeye  getiriyorlar . Biz  Peygamberi  nereden  bulup  çıkaralım . İşte  bu  yüzden  ona  ve  onun  peygamberliğine  inanmıyoruz …

 

 

İkincisi : Güvenilir  Olmaktır . Buna  emanet  de  denir .

 

Bütün  Peygamberler , ( ALLAH’IN ) buyruklarını  herhangi  bir  ilave  veya  noksanlık  yapmadan  insanlara  ulaştırmışlardır . Onlar , ( ALLAH’TAN ) başka  kimseden  korkmadıkları  için  ( ALLAH’IN ) emirlerini , bir  noktasını  dahi  değiştirmeden  veya  saklamadan  anlatmışlardır .

 

Daha  Peygamber  olmadan  önce  herkes  Peygamberimize  güvenir  ve  Ona  Güvenilir  Muhammed  anlamına  gelen  Muhammedü’l-Emin  derlerdi .

 

 

Üçüncüsü : Tebliğ  etmek .

 

Yani  ( ALLAH’IN ) buyruklarını , insanlara  bildirmektir . İşte  bu  yüzden  Peygamberler , başlarına  bin  bir  bela  geleceğini  bilseler  bile , görevlerini  yapmaktan  çekinmezler . Zaten  Peygamberlerin  çoğu , görevlerini  yerine  getirdikleri  için  ölümle  tehdit  edilmiş  hatta  Zekeriya  ve  Yahya  gibi  Peygamberler  de  öldürülmüştür . Bu  uğurda  Peygamberimiz  de  çok  ıstıraplar  çekmiştir . Ona  inanmayanlar , “ Bu  işten  vazgeçersen , sana  her  şeyi  veririz ” , dedikleri  zaman  yüce  Peygamberimiz  onlara : “ Bir  elime  güneşi , bir  elime  de  ayı  verseniz , bu yoldan  dönmem !” cevabını  vermiştir .

 

Dördüncüsü : Zeki  ve  Akıllı  Olmaktır . Buna  fetanet  de  denir .

 

Bütün  Peygamberler  zeki , akıllı , son  derece  anlayışlı   kimselerdir . Bu  konudaki  örnekleri  de  Hazreti  İbrahim’in  hayatından  alabiliriz .

 

Hazreti  İbrahim’in  kavmi  putperestti ; yani   Puta  tapıyorlardı . Bir  gün  İbrahim           ( a.s. ) Putların  bulunduğu  yere  girdi . Büyük  Putların  dışındaki  bütün  Putları  kırdı Sonra  da  baltayı  büyük  Putun  boynuna  astı . Putperestler , Hazreti  İbrahim’den  şüphelendiler . Onu  karşılarına  alıp : “ Bu  işi  sen  mi  yaptın ?” diye  sordular . O  da  şu  cevabı  verdi :

 

Bunu  büyük  Put  yapmış  olmalı . Kendinden  başkasına  tapmanız , herhalde  onu  kızdırdı . Bu  işi  bana  değil , eğer  size  cevap  verebilirse  ona  sormalısınız !...

 

Bir  başka  olay  da  şu : Hazreti  İbrahim  devrinin  ünlü  kralı  Nemrut , kendinin  tanrı  olduğunu  iddia  ediyordu . Bu  yüzden  İbrahim  Peygamberin  Rabbini  kabul  etmiyordu . İbrahim  Peygamber  ona :

 

Benim  Rabbim , güneşi  doğudan  doğdurur . Eğer  sen  de  tanrı  isen  güneşi  batıdan  doğdur  bakalım ! deyince  Nemrut  şaşırıp  kaldı . Hazreti  İbrahim’e  söyleyecek  bir  söz  bulamadı .

 

 

Beşincisi : Günahlardan  Korunmuş  Olmaktır . Buna  İsmet  de  denir .

 

Peygamber , her  davranışıyla  insanlara  örnek  olur . Elbette  onun , insanı  küçük  düşüren  ve  değerini  azaltan  her  günahtan  uzak  durması  gerekir . Kötülüğü  yasaklayan  birinin , o  kötülüğü  yapmaya  kalması  ne  kadar  çirkindir . Sonra  adama  “ Ele  verir  öğüdü , kendi  kırar  söğüdü ” derler .

 

İşte  bu  sebeple  ( ALLAH ) Teala , Peygamberlerini  korur  ve  onların  günah  işlemesine  engel  olur . Buna  örnek  olarak  şu  olayı  anlatabiliriz :

 

Kabe  tamir  ediliyordu . O  zamanlar  Efendimiz , henüz  Peygamber  olmamıştı . Herkes  gibi  o  da  Kabe’ye  omuzlarında taş  taşıyordu . Amcası  ona :

 

Oğlum ! Başkaları  gibi  sen  de  eteklerini  katla , omzuna  koy ! Taşlar  omzunu  acıtmasın , dedi . Peygamberimiz  öyle  yapıp  da  vücudu  açılınca , bayılıverdi . Amcası  telaşla :

 

Ne  oldu ? diye  sorunca , Efendimiz :

 

Biri  bana : Ey  Muhammed ! Çıplak  durma ! Böyle  yapmak  sana  yakışmaz ! dedi . Ama  ben  kimseyi  görmedim , cevabını  verdi .

 

Bu  da  bize  gösteriyor  ki , ( ALLAH ) Teala , Peygamberlerinin  günah  işlemesine  fırsat  vermez .

                     

 


burclar

Site Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1
mod_vvisit_counterDün0
mod_vvisit_counterBu Hafta1
mod_vvisit_counterBu Ay1
mod_vvisit_counterHepsi252176
  • [Bot]
  • [Google]
  • [MSN]
Now online:
  • 1 guest
  • 3 robots

Site Dili

English Arabic Chinese (Simplified) French German Italian Portuguese Russian Spanish Turkish

Kuran-i Kerim