PEYGAMBERLER NASIL İNSANLARDIR ?
Peygamberler , bizim gibi insanlardır . Yerler , içerler , gezip dolaşırlar , evlenip çoluk çocuk sahibi olurlar , hastalanabilirler , yaşlanabilirler ve sonunda bütün insanlar gibi onlar da ölürler . Yalnız onarlı diğer insanlardan ayırtan , son derece önemli ve pek değerli özellikleri vardır . Bu özelliklerini :
Birincisi : Doğruluktur . Dini kitaplarda buna sıdk da denir .
Aslında herkesini doğru olması gerekir . Ama ( ALLAH’IN ) buyruklarını aktaran kimsenin , en doğru insan olması arzu edilir . İşte bu sebeple Peygamberler yalan söylemezler , haksız yere kimsenin malını yemezler . Onlar son derece doğru ve dürüst kimselerdir .
Peygamberimizin doğru sözlü bir insan olduğunu , ona inanmayanlar , onun can düşmanları bile kabul ederlerdi . Bu düşmanların başında Ebu Cehil gelir . Mekke’nin soylularından biri , bir gün Ebu Cehil’e tenha bir yerde rastladı ve sordu :
Burada ikimizden başka kimse yok . Bana gerçeği söyle ! Muhammed doğru mu söylüyor , yalan mı ?
Etrafta kimsenin olmadığını gören Ebu Cehil şu cevabı verdi :
Aslına bakarsan Muhammed doğru söylüyor . O şimdiye kadar hiç yalan söylemedi .
Öyleyse ona niçin inanmıyorsunuz ?
Muhammed’in soyu ile bizim soyumuz öteden beri çekişir , durur . Yedirmek içirmek , iyi diye anılmak konusunda yarışır dururuz . Bu güne kadar birbirimize denk idik . Şimdi onlar , bizim soyumuzdan bir peygamber çıktı , demeye getiriyorlar . Biz Peygamberi nereden bulup çıkaralım . İşte bu yüzden ona ve onun peygamberliğine inanmıyoruz …
İkincisi : Güvenilir Olmaktır . Buna emanet de denir .
Bütün Peygamberler , ( ALLAH’IN ) buyruklarını herhangi bir ilave veya noksanlık yapmadan insanlara ulaştırmışlardır . Onlar , ( ALLAH’TAN ) başka kimseden korkmadıkları için ( ALLAH’IN ) emirlerini , bir noktasını dahi değiştirmeden veya saklamadan anlatmışlardır .
Daha Peygamber olmadan önce herkes Peygamberimize güvenir ve Ona Güvenilir Muhammed anlamına gelen Muhammedü’l-Emin derlerdi .
Üçüncüsü : Tebliğ etmek .
Yani ( ALLAH’IN ) buyruklarını , insanlara bildirmektir . İşte bu yüzden Peygamberler , başlarına bin bir bela geleceğini bilseler bile , görevlerini yapmaktan çekinmezler . Zaten Peygamberlerin çoğu , görevlerini yerine getirdikleri için ölümle tehdit edilmiş hatta Zekeriya ve Yahya gibi Peygamberler de öldürülmüştür . Bu uğurda Peygamberimiz de çok ıstıraplar çekmiştir . Ona inanmayanlar , “ Bu işten vazgeçersen , sana her şeyi veririz ” , dedikleri zaman yüce Peygamberimiz onlara : “ Bir elime güneşi , bir elime de ayı verseniz , bu yoldan dönmem !” cevabını vermiştir .
Dördüncüsü : Zeki ve Akıllı Olmaktır . Buna fetanet de denir .
Bütün Peygamberler zeki , akıllı , son derece anlayışlı kimselerdir . Bu konudaki örnekleri de Hazreti İbrahim’in hayatından alabiliriz .
Hazreti İbrahim’in kavmi putperestti ; yani Puta tapıyorlardı . Bir gün İbrahim ( a.s. ) Putların bulunduğu yere girdi . Büyük Putların dışındaki bütün Putları kırdı Sonra da baltayı büyük Putun boynuna astı . Putperestler , Hazreti İbrahim’den şüphelendiler . Onu karşılarına alıp : “ Bu işi sen mi yaptın ?” diye sordular . O da şu cevabı verdi :
Bunu büyük Put yapmış olmalı . Kendinden başkasına tapmanız , herhalde onu kızdırdı . Bu işi bana değil , eğer size cevap verebilirse ona sormalısınız !...
Bir başka olay da şu : Hazreti İbrahim devrinin ünlü kralı Nemrut , kendinin tanrı olduğunu iddia ediyordu . Bu yüzden İbrahim Peygamberin Rabbini kabul etmiyordu . İbrahim Peygamber ona :
Benim Rabbim , güneşi doğudan doğdurur . Eğer sen de tanrı isen güneşi batıdan doğdur bakalım ! deyince Nemrut şaşırıp kaldı . Hazreti İbrahim’e söyleyecek bir söz bulamadı .
Beşincisi : Günahlardan Korunmuş Olmaktır . Buna İsmet de denir .
Peygamber , her davranışıyla insanlara örnek olur . Elbette onun , insanı küçük düşüren ve değerini azaltan her günahtan uzak durması gerekir . Kötülüğü yasaklayan birinin , o kötülüğü yapmaya kalması ne kadar çirkindir . Sonra adama “ Ele verir öğüdü , kendi kırar söğüdü ” derler .
İşte bu sebeple ( ALLAH ) Teala , Peygamberlerini korur ve onların günah işlemesine engel olur . Buna örnek olarak şu olayı anlatabiliriz :
Kabe tamir ediliyordu . O zamanlar Efendimiz , henüz Peygamber olmamıştı . Herkes gibi o da Kabe’ye omuzlarında taş taşıyordu . Amcası ona :
Oğlum ! Başkaları gibi sen de eteklerini katla , omzuna koy ! Taşlar omzunu acıtmasın , dedi . Peygamberimiz öyle yapıp da vücudu açılınca , bayılıverdi . Amcası telaşla :
Ne oldu ? diye sorunca , Efendimiz :
Biri bana : Ey Muhammed ! Çıplak durma ! Böyle yapmak sana yakışmaz ! dedi . Ama ben kimseyi görmedim , cevabını verdi .
Bu da bize gösteriyor ki , ( ALLAH ) Teala , Peygamberlerinin günah işlemesine fırsat vermez .
















